Dünyanın En Değerli Markaları 2016

Brand Finance, 2016 yılı için dünyanın en değerli 500 markasını açıkladı. Listeye göre Apple hala dünyanın en değerli markası olmaya devam ediyor. Brand Finance marka endeksine göre Apple, 148,918 milyon $ değere sahip. Google ise, geçen sene listede ikinci olan Samsung’u geçerek ikinciliğe yükseldi. Google’ın marka değeri ise 94,184 milyon $ olarak açıklandı. Üçüncü olan Samsung ise 81,716 milyon $ değere sahip.

Ne yazık ki listede hiçbir Türk markası yer almıyor.

brand500

Listenin tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

2016 ve Türkiye’deki En Değerli Markalar

2016 ve Türkiye’deki en değerli markalar belirlendi. Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance’in araştırmasına göre, Türk Hava Yolları (THY) 2,4 milyar doları aşan değeriyle Türkiye’nin “en değerli markası” oldu.

Brand Finance tarafından “Türkiye’nin En Değerli Markaları-Turkey 100” çalışmasının 9’uncusu tamamlandı.

“Türkiye’nin en değerli markaları 2016” listesinde ilk sırayı, 2 milyar 452 milyon dolarlık marka değeriyle THY aldı. Bunu, marka değeri 2 milyar 353 milyon dolar olan Türk Telekom izledi. Değeri 1 milyar 983 milyon dolar olan Arçelik takip etti.

Brand Finance’in araştırmasına göre, Türkiye’nin en değerli ilk 20 markası şöyle: Okumaya devam et

Seçim yapmayı kolaylaştırmak

Hepimiz bize özel deneyimler istiyoruz— ama bir tüketici olarak 700 tercihle karşılaşınca donup kalıyoruz. Sheena Iyengar etkileyici yeni çalışması ile şirketlerin (ve diğer herkesin) seçimlerini nasıl iyileştirebileceğini gösteriyor.

Büyük Veri

Gerçekten inanılmaz bir dünyada yaşıyoruz. Bu gün, her 24 saatte 2.5 kentilyon (25000000000000000000 – 2,5 ve 18 tane sıfır) byte veri üretilyoruz. Veri üretme konusunda o kadar ileri gittik ki; Dünya’da üretilen toplam verinin %90’ı son 2 yılda üretildi. Bu veri sosyal medya paylaşımları, arama motoru verileri, elektronik postalar, bloglar, fotoğraflar, videolar, GSM operatörlerinden elde edilen arama kayıtları gibi birçok farklı kaynaktan elde ediliyor. İşte elde edilen tüm bu verilerin anlamlı ve işlenebilir olarak dönüştürülmüş biçimi ‘büyük veri’ olarak adlandırılıyor.

Bu hızda veri üretilmesi durumunda, 2020 yılında Dünya’da kaydedilen verinin 35 Zettabyte (1 Zettabyte = 1.099.511.627.776 Gigabyte) gibi devasa bir boyuta ulaşacağı tahmin ediliyor. Tam da bu noktada önemli iki problem ile karşı karşıyayız; bu veriyi saklamak (Twitter her gün 7 terrabyte, Facebook 10 terrabyte veri saklıyor) ve bu veriyi hızla analiz etmek ve sonuç çıkartmak… Okumaya devam et

Seçim Sanatı

Sheena Iyengar seçimlerimizi nasıl yaptığımızı araştırıyor ve de yaptığımız seçimler sonucunda nasıl hissettiğimizi. TEDGlobal’de hem önemsiz seçimlerden (Coca Cola v. Pepsi) hem de çok önemli seçimlerden konuşuyor ve de verdiğimiz kararlar ile ilgili şaşırtıcı tavırları açığa çıkaran çığır açıcı araştırmasını paylaşıyor.

Eğitim Oyunları 3 Raflarda Yerini Aldı…

EGITIM OYUNLARI 3 (ON KAPAK)Eğitimleri daha etkin, katılımcı aktif, katılımcılarla insancıl ve anlamlı bağlar kuracak hale getirmek için Hayat Yayınları tarafından basılan, Dr. Gülbeniz Akduman ve Dr. Zeki Yüksekbilgili tarafından hazırlanan Eğitim Oyunları 1 kitabı Şubat 2014’de, Eğitim Oyunları 2 kitabı da Ocak 2015’de raflarda yerini almıştı.

Yine Hayat Yayınları tarafından basılan Eğitim Oyunları 3, 16 yıl kişisel ve yönetsel gelişim konularında farklı sektörlerde eğitim veren ve eğitmenler yetiştiren Dr. Gülbeniz Akduman ve eğitmenliğinde 11 yılı dolduran, verdiği eğitimlerin daha etkili ve eğlenceli olması isteğiyle taradığı yabancı kaynakların, kültürel ve iş yapış şekli olarak Türklerinkine uygun olmaması sebebiyle bu alanda uygulamalar geliştiren Dr.Zeki Yüksekbilgili’nin birikimlerinden oluşuyor. Daha önce yayınlanan Eğitim Oyunları 1 ve 2’nin başarısı ve defalarca yeniden basılması üzerine üçüncü kitabı hazırlayan yazarlar, oyunların tamamını kendilerinin uyguladıkları, uygulaması kolay, anlaşılabilir ve somut sonuçlar çıkarılabilir olduğu için insan kaynakları uzmanları ve eğitmenlerden yoğun ilgi gördüğünü belirtiyorlar. Daha önceki iki kitaptan farklı olarak, özellikle eğitimlerin kapanış aşamasında kullanılabilecek, eğitimleri daha olumlu bitirebilmek ve akılda kalıcılığı arttırmak için kullanılabilecek olan sonlandırıcılarının da eklendiği serinin üçüncü kitabı yine 70 uygulamadan oluşuyor. Bu uygulamalar buz kırıcılar, energizerlar, yetkinlik oyunları ve sonlandırıcılar olarak sınıflanıyor.

Kitap, seçkin kitapçılar ve online kitap satış sitelerinde yerini aldı. Eğitim Oyunları 3, serinin ilk iki kitabı gibi eğitimlerini daha verimli hale getirmek isteyen, yeni oyunlar arayan eğitmenler için bir başucu kitabı olmaya devam edecek.

Topluluk önünde harika bir konuşma için…

TEDX’in harika bir çalışması, Chris Anderson topluluk önünde harika bir konuşma için yapılması gerekenleri anlatıyor.

Topluluk önünde harika bir konuşma için tek bir formül yok, ama en iyilerinin ortak bir gizli bileşeni var. TED Küratörü Chris Anderson bu sırrı paylaşıyor — bunu gerçekleştirmeniz için dört yolu da. Paylaşmaya değer bir fikri paylaşmak için gerekenlere sahip misiniz?

Hap Gibi Sosyal Medya İçin Önemli Rakamlar

ggggYıllardır pazarlama konusunda eğitimler vermekteyim, fakat son dönemde bu eğitimler ile ilgili eğitim verdiğim kitlede önemli değişiklikler meydana geldi. Artık pazarlama eğitimlerini sadece büyük işletmelerin yöneticileri almıyor, küçük ve orta büyüklükteki birçok işletme için de pazarlama artık çok değerli hale geldi. Dolayısıyla bu işletmelerin sahipleri ve yöneticileri pazarlama eğitimlerine ciddi anlamda katılmaya başladılar. Bu eğitimler sırasında özellikle KOBİ’lerin, sayısal devrimi anlamak ve yorumlamakta güçlükler yaşadığını anladım. KOBİ yöneticileri sayısal pazarlamanın bir şeyler ifade ettiğini anlamış durumdalar ama hala geleneksel pazarlama kanallarından da uzaklaşmak istemiyorlar, bu da özellikle sosyal medya ve pazarlama ilişkisini kurgulamalarında problemler yaratıyor.

Tam da bu noktada, özellikle Türkiye’de sayısal devrim sonrası pazarlama yapmak isteyen herkes için tamamen durum tespiti amaçlı bir makale hazırlamaya karar verdim. Tüm resmi merak edenlere sadece 5 dakikada gösterebilecek, farklı kaynaklardan verileri bir araya getirerek hazırladığım, hap gibi bir makale… Eminim işinize yarayacaktır. Okumaya devam et

Satış ve Pazarlama Arasındaki Farklar Nelerdir?

“Satış ve Pazarlama Arasındaki Farklar Nelerdir?” konulu video. Bu video İstanbul Bilgi Üniversitesi Yönetici Geliştirme Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen bir proje için hazırlanmıştır.

Pazarlama Rekabet Analizinde Nasıl Hareket Etmek Gerekir?

“Pazarlama Rekabet Analizinde Nasıl Hareket Etmek Gerekir?” konulu video. Bu video İstanbul Bilgi Üniversitesi Yönetici Geliştirme Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen bir proje için hazırlanmıştır.

Pazarlamanın Çehresini Değiştirecek Bir Uygulama

Yüzyıllardır bir hayal olan ışınlanma gerçek olmasa da, holoportation (holografik ışınlanma) ile gerçek zamanlı 3 boyutlu sanal ışınlanma gerçek oluyor. Pazarlamanın tüm çehresi tamamen değişebilir.

Işınlanma şu an için mümkün olmasa da, buna alternatif olacak bir teknoloji hazır; işte holoportation…

Seçim Pardoksu

Yıllardır satış eğitimlerinde binlerce satış profesyoneli ile bir araya gelme şansım oldu. Bu eğitimler sırasında özellikle tecrübeli satış profesyonellerinin hep aynı mantıkla hareket ettiklerini gözlemledim; “Müşteriye çok seçenek sun, zira çok seçenek müşteriyi mutlu eder”. Evet, hepimiz çok seçenek arasından seçim yapmayı seviyoruz, evet, seçeneklerin çok olmasını istiyoruz, ama aynı derecede çok olan seçenekler ne yazık ki satışa gerçekten zarar veriyor. Konuyu Barry Schwartz “The Paradox of Choice (Seçim Paradoksu)” kitabında çok geniş bir şekilde işlemiş ama özetlemek gerekirse seçeneSeçim Pardoksuklerin fazla olması 4 farklı şekilde zarar veriyor;
1- Seçim yapmak gittikçe zorlaşıyor,
2- Seçim yaptığımız durumlarda aldığımız haz azalıyor,
3- Fırsat maliyeti,
4- Beklentilerin yükselmesi.

Seçim yapmak gittikçe zorlaşıyor.
“Müşteriye sunum yaparken ideal alternatif sayısı kaç olmalı?”, her satıcının sunum öncesi muhakkak kendisine sorması gereken harika bir sorudur. Sheena Iyengar tarafından ABD’de yapılan bir deney aslına sorunun cevabını bulmamıza yardımcı olabilir;
Deney için çok fazla çeşit ürünün bulunduğu bir süpermarket seçiliyor. Süpermarketin girişine bir tadım standı koyuluyor. Deneyin ilk parçasında, standa 24 farklı çeşit reçel koyuluyor. Müşteriler istedikleri kadar ürünü tadabiliyorlar. Sonuç; mağazaya girenlerin %60’ı 24 farklı çeşit olan standa uğruyorlar. Deneyin ikini kısmında, aynı stanttaki reçel sayısı 6’ya indiriliyor. Bu durumda ise, mağazaya girenlerin %40’ı standa uğruyor. Ama 24 farklı çeşit olan reçel standından, standa uğrayanların sadece % 3’ü satın alma yapıyor. 6 farklı çeşit olan reçel standından satın alma yapanların oranı ise % 30. Yani daha çok seçenek, karar vermeyi güçleştiriyor ve akabinde tüketici karar vermemeyi seçiyo. Seçeneklerin sınırlı olması satışları arttırıyor. Okumaya devam et

Creme de la Creme’in İngilizce versiyonu Amazon’da

KAPAK-CREME-DELACREME_smallDr.Zeki Yüksekbilgili‘nin Lüks Satışı anlattığı CREME DE LA CREME’in İngilizce versiyonu (Creme de la Creme – Selling Luxury) tamamlandı. İngilizce versiyonu e-kitap olarak dünyanın en büyük dağıtıcısı Amazon üzerinden alınabilir.

Amazon bağlantısı için burayı tıklayın.

Creme de la Creme, Türkçe, İngilizce ve Rusça olmak üzere 3 dilde basılmıştır.