Socialnomics 2017

Socialnomics’in yazarı Erik Qualman tarafından hazırlanan “Socialnomics 2017” videosu gerçekten 2017 ile ilgili birçok bilgiyi barındırıyor.

Erik Qualman şunları söylüyor;
– Sosyal medyada olmak ya da olmamak diye bir seçenek yok. Artık zorunluluk. Tercih edebileceğiniz tek şey; sosyal medyayı ne kadar iyi kullanacağınız.
– Dünya nüfusunun yarısından fazlası 30 yaşının altında.
– Bugünün üniversite öğrencileri hiç posta pulu yalamadı.
– Dijitalleşen dünyada bir nüfus sıralaması yapsak durum şu şekilde olurdu; 1-Facebook, 2-Çin, 3-Hindistan, 4-Youtube, 5- Tencent (Çin’in en büyük internet portalı), 6-WhatsApp, 7-Instagram, 8-LinkedIn, 9-Twitter, 10-Amerika.
– Milenyum neslinin %53’ü “koku duygunu mu, teknolojini mi (internet, cep telefonu, bilgisayar vb.) feda ederdin? ” sorusuna “koku duygumu kaybetmeyi tercih ederdim” diye yanıt veriyor.
– Sosyal Medya her türlü ilişkinin temeli haline geldi.
– “Sosyal medyanın kazancı ne ki?” diyenlere yanıt; “işinin beş yıl sonra da hala var olması” geliyor.
– Satın alma kararlarının %93’ü sosyal medyadan etkileniyor.
– Las Vegas’a, şuraya, buraya vb. gidemiyorum ya da hiç görmedim demek saçma! Dünyada olan biten her şey artık YouTube’da, canlı-anlık sosyal medya yayınlarında.
– 2018’de mobildeki her şeyin 2/3 si video olacak.
– İnsanları şaşırtmak artık çok zor. Bir şeye hayret etmek, dikkatini çekme süresi akvaryum balıklarında 8, insanlarda 7 saniye!..
– Mobil cihazı olan insan sayısı, diş fırçası olan insan sayısından daha fazla.
– Her üç evlilikten biri online’da başlıyor.
– Twitter kullanımı en hızlı artan nesil; anneanne, babaanne ve dedeler.
– Her iki saniyede bir LinkedIn’e bir kişi daha katılıyor. Ve bu neredeyse LinkedIn’e her gün IVY Leaague’e kayıt olanların sayısı kadar insan eklenmesi demek.
– LinkedIn’e kayıt olma yaş sınırı 13’e indirildi.

Pazarlamada Google’dan Yardım Almak

Günümüzde işletmeler için en değerli bilgi kaynakları müşteriler, bu istisnasız tüm sektörler için geçerli ve değişme bir gerçek. Tam da bu aşamada, işletmeler kendileri ile ilgili söylenenleri takip edebilmek için özellikle basın takibi bazlı birçok sistemler satın aldılar; Ajanspress, Medya Takip Merkezi gibi… Dolayısıyla bu sayede basında kendileri ile ilgili çıkan haberleri izleme şansına sahip oldular.

Bu tür izleme sistemleri gayet başarılı olsa da, bugün işletmelerin en büyük istediği, işletme hakkında internette bir müşteri tarafından yorum yapıldığında (bir blog yayını, bir forum girişi, Facebook’ta bir yorum, Twitter’da bir twit…) bundan haberdar olabilmek ve dolayısıyla gerekiyorsa müşteri ile hemen iletişime geçmek. Okumaya devam et

Hap Gibi Sosyal Medya İçin Önemli Rakamlar

ggggYıllardır pazarlama konusunda eğitimler vermekteyim, fakat son dönemde bu eğitimler ile ilgili eğitim verdiğim kitlede önemli değişiklikler meydana geldi. Artık pazarlama eğitimlerini sadece büyük işletmelerin yöneticileri almıyor, küçük ve orta büyüklükteki birçok işletme için de pazarlama artık çok değerli hale geldi. Dolayısıyla bu işletmelerin sahipleri ve yöneticileri pazarlama eğitimlerine ciddi anlamda katılmaya başladılar. Bu eğitimler sırasında özellikle KOBİ’lerin, sayısal devrimi anlamak ve yorumlamakta güçlükler yaşadığını anladım. KOBİ yöneticileri sayısal pazarlamanın bir şeyler ifade ettiğini anlamış durumdalar ama hala geleneksel pazarlama kanallarından da uzaklaşmak istemiyorlar, bu da özellikle sosyal medya ve pazarlama ilişkisini kurgulamalarında problemler yaratıyor.

Tam da bu noktada, özellikle Türkiye’de sayısal devrim sonrası pazarlama yapmak isteyen herkes için tamamen durum tespiti amaçlı bir makale hazırlamaya karar verdim. Tüm resmi merak edenlere sadece 5 dakikada gösterebilecek, farklı kaynaklardan verileri bir araya getirerek hazırladığım, hap gibi bir makale… Eminim işinize yarayacaktır. Okumaya devam et

2016 Yılı Pazarlama Trendleri

Koca bir yılı yeniden geride bıraktık. 2015 yılı birçok açıdan hem Dünya hem de Türkiye için farklı bir yıl oldu. Gelenek olduğu üzere, bu sene de her sene yaptığım gibi yılın son ayında bir sonraki yıla damgasını vuracak olan pazarlama trendlerini bir araya getirdim. 2016 yılı ile ilgili pazarlama planlarınızı yaparken, yeni yılda gerçekleştireceğiniz pazarlama stratejilerinizi belirlerken bu trendleri göz önüne almanızda büyük fayda olacaktır.

1- İlişki pazarlaması daha da değerlenecek
Tüm pazarlamacılar artık müşterileri hakkında çok geniş bir bilgi setine sahip, dolayısıyla tarihte hiç olmadıkları kadar çok müşterilerini tanıyorlar. Müşterilerin bu kadar iyi tanınması ile kişiselleştirilmiş pazarlama uygulamaları daha da artacak, müşterileri daha uzun süre markaya bağlı tutacak ama gerçekten müşteri gözünde değerli uygulamaların sayısı 2016 yılında artacak. Kitlesel pazarlamanın belki de en hızlı düşüşünü 2016 yılında beraberce deneyimleyeceğiz.

2- Geçici pazarlama (ephemeral marketing) yaygınlaşacak
Geçici pazarlama (ephemeral marketing) saniyeler içerisinde oluşturulan ve yine saniyeler içerisinde yok olan pazarlama aktiviteleri anlamına geliyor. Yeni dünya düzeninde, herşeyin çok hızlı değiştiği bir dünyada son kullanma tarihi olmayan bir pazarlama aktivitesi olamaz. İşte geçici pazarlamanın mantığı da tam olarak bu mantık üzerine kurulmuş durumda. Artık uzun vadeli, izler bırakan pazarlama aktiviteleri değil, çok kısa süreli, anlık ve iz bırakmayan pazarlama aktiviteleri daha da yaygınlaşacak (Bu konuda en yaygın uygulama hala Snapchat).

Okumaya devam et

E-Posta ile pazarlamada yeni gelişmeler

eeeBu günün pazarlama dünyasında en sık kullanılan mecralardan biri elektronik postalardır. Hem hızlı, hem etkili hem de ekonomik olmalarından dolayı hemen hemen tüm sektörlerde aktif olarak kullanılmaktadırlar.

Radicati Group tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2014 yılında Dünya’da kullanılan e-posta hesabı sayısı 4.116 milyondur. Bu hesaplar, 2.504 tekil kullanıcı tarafından kullanılmaktadır. Aynı araştırmaya göre Dünyamızın günlük e-posta trafiği 196,3 milyar adettir. Burada bizim için önemli olan konu ise, bu mesajların 108.7 milyarının (toplam e-posta trafiğinin % 55’inin) iş ile ilgili mesajları olduğudur.

Bu kadar yaygın kullanılan bir mecranın, tüm pazarlamalar tarafından kullanımı gittikçe artmaktadır. Marketing Cloud tarafından yapılan bir araştırma, pazarlamacıların %73’ünün e-posta ile pazarlamayı en temel pazarlama kanalı olarak gördüklerini ortaya koymuştur.

Son dönemde yapılan birçok farklı araştırma ise e-posta kampanyalarında açılma (okunma) oranlarının ortalama %20, bağlantıya tıklama (yönlendirme) oranlarının ise ortalama % 5 olduğunu ortaya koymuştur.

Tüm bu istatistikler göz önüne alındığında, e-posta ile pazarlamanın pazarlamacıların baş tacı olması kaçınılmazdır. Tam da bu noktada, ülkemizde 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren “Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun” ile e-postaların pazarlama amaçlı kullanımı konusunda önemli düzenlemeler yapılmıştır. Son dönemde bu konuda ortaya çıkan birçok soruyu aşağıda sizler için yanıtlamaya çalıştım; Okumaya devam et

Nike #geçtimkendimi

Nike gerçektekten harika bir kampanya başlattı; #geçtimkendimi…

Bugün #geçtimkendimi (#betterforit) kampanyası, Nike’ın en büyük girişimi olarak öne çıkıyor. Kadınların atletik yaşamını desteklemeyi ve güçlendirmeyi hedefleyen girişim, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kadın sporcular topluluğuyla bağlantı kurmalarını sağlamayı ve bir sonraki deneyimleri için onları motive etmeyi amaçlıyor ve kadınlara sesleniyor: “Deneyecek kadar cesursan, bitirecek kadar güçlüsün.”

Pazarlamanın Geleceği Mobil Pazarlamada

Türkiye’de mobil kanallar üzerinden internet kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Nielsen tarafından yayınlanan ‘Mobil Tüketici: Küresel Bakış’ isimli rapora göre akıllı telefon kullanım oranı Türkiye %19. Global Web Index Araştırmasına göre Türkiye’de mobil interneti akıllı telefonlardan kullananların oranı % 55’e yükseldi. Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun yayımladığı 2012 raporunda ise mobil internet kullanıcı sayısının 12 milyonun üzerine çıktığı açıklandı.

Bu gün pazarlamacıların en temel problemi haline gelen izinli pazarlama (tüketicilerin anket, üyelik bilgileri yoluyla kendi izinleri doğrultusunda vermiş oldukları kişisel bilgilerinin kullanılarak ilgi alanları ve ihtiyaçlarına yönelik yapılan pazarlama çalışmalarının tümünü kapsamaktadır) mobil kanallarda büyük bir sorun olmaktan çıktı; Interactive Advertising Bureau tarafından 2013 yılında yapılan bir araştırma mobil kullanıcıların %70’inin, mobil kanallardan gelen reklamlardan rahatsız olmadıklarını ortaya koydu.

Okumaya devam et

2014 Yılı Pazarlama Trendleri

2013 yılını bitirdik, yepyeni bir yıla girdik. Umarım bu yıl hepimize sağlık, mutluluk, şans ve para getirir.

Yıllar geçtikçe pazarlama trendlerinin değişmesine alışığız ama bu kadar büyük değişimlerin beklendiği bir yıl daha önce hiç olmamıştı. İşte 2014 yılında pazarlamada neler olacağı ile ilgili düşüncelerim;

Y-Jenerasyonunu Anlamak Daha da Önemli Hale Gelecek
Bu yıl dünyada y-jenerasyonu 100 milyar dolar harcayacak. Tüm markalar bu büyük pazardan pay kapmak için yarışmaya devam edecek. Kolay kolay şaşırmayan bu jenerasyon için yarış 2014 yılında daha da hızlanacak. Okumaya devam et

E-ticaret ve Mobil

TNS’in tüketici eğilimlerini ortaya koymaya yönelik yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de her teknoloji ürününden beşi internetten satın alınırken, bu online alışverişlerin yüzde 20’si de akıllı telefonlardan yapılıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si son 24 ay içinde mobil cihaz aldığını belirtirken, yüzde 31’i de önümüzdeki 12 ay içinde almayı planladığını ifade ediyor.

Ipsos’un mobil internet ve ticaret üzerine yaptığı araştırma ise Türkiye’nin mobil konusunda pek çok ülkeden ileride olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre Türkiye yüzde 14 akıllı telefon penetrasyonuyla Japonya’yı geride bırakırken, mobil araştırmada da yüzde 40 ile ABD ve İngiltere’yi geçiyor. Ipsos’un son araştırması da Türkiye’nin akıllı telefon kullanım oranında yüzde 14 ile Japonya’yı geride bıraktığını gösteriyor.

PIXMAN – Kentli Gezgin Medya

pixman.gif

Marketingist’i gezerken rastladım, alternatif medyaya harika bir örnek; Pixman

 17″ büyüklüğünde LCD ekranlar  taşıyan, 2×20 watt dijital ses sistemi ile  donatılmış yürüyen bir medya tarafından reklamnınız yapılıyor. Ağızdan ağıza pazarlamayı  başlatmak için harika bir yol. (Daha fazla bilgi  için;  http://www.pixmanturkey.com/ )

PazarlamaMakaleleri.com

 

PazarlamaMakaleleri.com, internetteki en büyük pazarlama makaleleri arşivini barındırma yolunda ilerliyor. Kategorilere göre ayrılmış makaleler herkese açık; makaleleri okumak için üyelik gerektirmiyor. Kullanıcılar, makalelere yorum yazabiliyorlar ve makaleleri oylayabiliyorlar.

Sitede bulunan makaleler;

  • Klasik Pazarlama
  • Gerilla Pazarlama
  • Ağızdan Ağıza Pazarlama
  • E-Pazarlama
  • Mobil Pazarlama
  • Halkla İlişkiler
  • Reklam
  • Gizli Müşteri
  • Diğer kategorilerine ayrılmış durumda.

Pazarlama için harika bir kaynak site!

Vazgeçilmez SMS’ler

GSA (Global Mobile Suppliers Association) 31 Haziran 2007 itibariyle, GSM ve WCDMA kullanıcılarının sayısının dünyada 2.54 milyara ulaştığını açıkladı. Aynı raporda GSM firmaları için harika bir istatistik daha var; cep telefonları veri gelirlerinin 2/3’ü SMS’ten geliyor. Artık SMS hem kullanıcılar için vazgeçilmez bir ürün, pazarlamacılar için vaz geçilmez bir mecra, operatörler için gelir kaynağı.

Pazarlamanın Yakın Geleceği

Önce rakamları ortaya koyalım;

• 2005 sonu itibari ile Dünya da internet kullanan kişi sayısı 1 milyarı aştı. Bu kullanıcıların %84,5’lik kısmı interneti düzenli olarak kullanıyor.

• 2005 yılında, Türk şirketlerinin %88’i bilgisayar kullanıyor, %80,43’ünün internet erişimi var.

• 2005 yılında, Türkiye’deki şirketlerin %48,20’sinin çalışan bir web sitesi var.

• 2004 verilerine göre Türkiye’de evlerin %8,66’sında internet erişimi var.

• Türkiye’de 7,3 milyon internet kullanıcısı var.

• Çevrimiçi açık arttırma sitesi gittigidiyor.com’da 2006 yılı içerisinde 255.000’den fazla açık arttırma sonuçlandı, günde 320.000 ziyaretçi siteyi dolaştı.

• 2006 yılının ilk 3 ayında, ABD’deki internet reklamcılığı %38 artarak 3,9 milyar $’a ulaştı.

• Internette günde ortalama 75.000 yeni web günlük oluşturuluyor ve kullanıma açılıyor.

• Nisan 2006 itibari ile mevcut web günlük sayısı 35,3 milyon.

• 2006 yılında Pazarlama ve Reklam Giderlerinin akacağı kollar arasında en büyük dilim %79 ile interaktif pazarlama, ardından deneysel pazarlama (virüslü pazarlama, gerilla pazarlama…) geliyor.

• 2005 yılında internet reklamcılık gelirleri %30 artarak 12,5 milyar $’a ulaştı.

• 2006 yılında 15,000 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, satın almada en etkin medya “Ağızdan ağıza pazarlama”

• 2007 yılında Dünya’da 500 milyon cep telefonu kullanıcısı olacak.

• 2003 yılında Avrupa’daki operatörler, M-ticaretten 23 milyar $ kazandı.

• Türkiye’de TRT’nin televizyon kanalları haricinde 24 ulusal, 16 bölgesel ve 224 yerel televizyon ile 36 ulusal, 108 bölgesel ve 944 yerel radyo kanalı faaliyet göstermekte.

• Türkiye’de, 2005 yılında reklam sektörü %30 büyüyerek 1,7 milyar $’a ulaştı. 2006 yılında sektörün 2,0 milyar $’a ulaşması bekleniyor.

• Türkiye’de 2004 verilerine göre TV reklamlarını “gereğinden fazla yoğun” bulanların oranı %77.

• Avrupa’da ortalama çalışanların %52’si, günde 2 saatini gelen e-postaları okumak için harcıyor.

• 2004 yılında sanal POS ile Türkiye’de 7.617.446 işlem yapıldı.

• 2004 yılında Türkiye’de kayıtlı kredi kartı sayısı toplam 29.978.243’a ulaştı.

Bunların hepsini bir araya getirdiğimizde, sayısal devrimin bizim haberimiz olmadan –haberimiz olup olmamasını da pek önemsemeden gerçekleşmiş olduğunu kabul etmek zorundayız. Peki bu sayısal devrim, neleri değiştirecek?

Bu devrimin binlerce sosyal ve ekonomik olguyu etkileyeceği ve birçoğunu da değiştireceği bir gerçek ama bu devrim ile en çok değişen şey kişiler, yani bizler..

Bizlerin değişmesi demek, tüketicilerin değişmesi demek, tüketicilerin değişmesi demek, tüketicileri etkilemek için çabalayan pazarlamanın değişmesi demek.

Peki yeni pazarlamada neler farklı olacak?

Teknolojinin Kullanımı Artacak:

Pazarlamada kullanılan teknoloji artacak. Bu gün zaten internet sayesinde pazarlama inanılmaz etkin silahlar kazanmış durumda. Sadece internet üzerinden yapılan tanıtım faaliyetleri (web siteleri) ve iletişim kolaylıkları (e-posta, messanger yazılımları) ile sınırlı kalmayan bu silahlar, özellikle kişisel yayınların (bloglar) devreye girmesiyle inanılmaz boyutlara ulaştır.

Pazarlamada teknoloji kullanımı internetin yanında özellikle mobil pazarlamada etkin olacak. Artık tüketiciye yönelik yapılan kampanyaların çoğu, daha odaklı olabildikleri için cep telefonları üzerinden yapılacak. Ayrıca m-pazarlama sayesinde ROI (yatırım dönüş oranı) ölçülebildiğinden, daha çok tercih edilen bir mecra olacak.

İnternet ve mobil teknolojilerin dışında da, yeni teknoloji kullanımı pazarlamanın en temel özelliği olacak. Artık pazarlamacıların yeni teknolojilerle barışık, kolay uyum sağlayan kişiler olması da gerekiyor.

Pazarlar Küçülecek:

“Herkese satmak”, artık her pazarlamacının hayalinde olan, geçmişi anarken kullandığı terimlerden biri haline geldi. Artık şirketler, yoğun rekabetten kendilerini uzaklaştırabilmek için “mikro pazarlar” yaratmaya ve bu pazarları korumaya çalışıyorlar. Mikro pazarlara odaklanmış şirketlerin uzmanlıkları da artıyor, dolayısıyla bu pazarı korumak, hem bu uzmanlıklarından hem de pazarın diğer rakiplere cazip gelmemesinden dolayı daha kolay hale geliyor. Pazarların küçülmesiyle birlikte, hedef kitle artık bireyler haline gelecek.

Reklamın Pazarlamadaki Etkinliği Azalacak:

Reklamlar, 20.yüzyılın mucize markalarının yaratılmasına sebep oldular. Ama artık çok da fazla işe yaramıyorlar. Çok sık, çok fazla kullanıldıklarından, artık hedef kitle reklamlara karşı kayıtsız; reklamları izlemiyorlar, okumuyorlar. Tüketiciler, bir firmanın reklam verebilmek için ne kadar para harcadığıyla ilgilenmiyor, kanalı zaplıyor, sayfayı çeviriyor, mesajı siliyorlar. Tüketicilere daha evvel reklamlarla verilen mesajların doğru çıkmaması, ve mesajların çok fazla olması, tüketicilerin reklamlara olan inancını kaybetmesine yol açtı. Artık tüketiciler reklamın abartılı, taraflı ve hatta aldatıcı olduğuna inanıyor

Halkla İlişkilerin Etkinliği Artacak:

Reklamların etkinliğinin azalması sebebiyle, pazarlamanın tanıtım işlevini yerine getirecek yeni araçlara ihtiyacı var. Reklamların inandırıcılığını ve güvenini kaybetmesi sebebiyle, pazarlamacılar artık sıkı sıkıya halkla ilişkilere sarılmak zorunda kalacaklar. Halkla ilişkiler, reklamla kıyaslandığında çok daha ucuz ama çok daha zor kontrol edilebilir. (Reklamları istediğiniz zaman, istediğiniz mecrada planlayarak yayınlatabilirsiniz.) Ama etkisi, reklamla karşılaştırıldığında çok daha fazla. Satın alma karar sürecinde, reklam yerine halkla ilişkileri kullanmak, yapılan promosyon aynı kaldığı sürece çok daha etkin. Artık firmalar Hİ kampanyalarını tasarlamakla kalmıyor, gerçekleşmeleri için toplu dua ayinlerine çıkıyorlar!

Farklılaşma Daha Fazla Önem Kazanacak:

Pazarlama tanımlarını bile değiştiren müthiş bir süreç içerisine girdik. Artık söz konusu olan, mal ve hizmetlerin bolluğu. Kıtlığı çekilen tek şey ise müşteri. Pazarda, her ürün ve hizmetin daha ucuzu, daha pahalısı, daha kalitelisi, daha kalitesizi mevcut. Rekabet, olabileceği en üst seviyeye ulaşmış durumda ve işte kötü haber; daha da artacak.

Bu rekabet çerçevesinde, aynı ürünü veya hizmeti piyasaya sunmak, görünmez hale gelmek demek. Görünür olmanın tek yolu ise rakiplerden farklı olabilmek. Pazarlama, artık tamamen farklılık üzerine odaklanmak zorunda. Ürününün veya hizmetin, sunuş biçimlerinin, yanal özelliklerinin farklı olmadığı durumlarda, sunumu yapanın pazarda hiçbir şansı yok. Pazarlama, artık sadece farklılaşmaya odaklanacak.

Pazarlama Yeni Müşteriler Yerine Mevcut Müşterilerine Odaklanacak:

İşletmeye yeni müşteri hesapları katmak pazarlamanın başından beri üzerinde sürekli tartıştığı, değer verdiği konu olsa da, yeni müşteri bulmanın yüksek maliyetleri ve yeni müşteriyi elde tutmanın maliyetleri artık pazarlama bütçelerini zorlar duruma geldi. Yeni müşteriyi bulmak için yaptığınız tanıtım harcamalarının yanında, çalışmaya başladığınız her yeni hesap, size yeni ödünlere, indirimlere şirketler karlılıklarının büyük çoğunluğunu kaybetmeye başladılar. Pazarlamacılar yeni bir kaynağı keşfetti; mevcut müşteriler!

Mevcut müşterileri elde tumanın maliyeti hem daha düşük, üstelik küçük fiyat artışlarına karşı genelde tepkisizler. Bu yüzden pazarlama odak noktasını mevcut müşterilere çevirmeye devam edecek. Her firma, “sürekli alan müşteri” yaratacak merkezler haline gelecek. Hatta daha da ileri gidip, kendi sözcülüklerini yapacak “fanatik müşteri” yaratan merkezler haline gelmeye çalışacaklar.

Bir de kötü haber, işletmeler ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, her sene mevcut müşterilerinin %10’unu kaybediyorlar…