Karar Vermek ve Satış

Günlük yaşamımızda, iş ile ilgili verdiğimiz kararlar dışında yaklaşık 70 seçim yapmamızı gerektiren kararlar veriyoruz. Modern hayatın belki de bize sağladığı en büyük yüklerden biri seçim yapma zorunluluklarımız. Üstelik yaptığımız seçimlerin sayısı sürekli artmaya devam ediyor.

Bu kadar karar vermek zorundayken satın almalarımız nasıl etkileniyor? İşte pazarlamacıların sürekli kendilerine sormaları gereken soru tam olarak da bu olmalı. Sheena Iyengar tarafından ABD’de yapılan bir deney aslına sorunun cevabını bulmamıza yardımcı olabilir;

Deney için çok fazla çeşit ürünün bulunduğu bir süpermarket seçiliyor. Süpermarketin girişine bir tadım standı koyuluyor. Deneyin ilk parçasında, standa 24 farklı çeşit reçel koyuluyor. Müşteriler istedikleri kadar ürünü tadabiliyorlar. Sonuç; mağazaya girenlerin %60’ı 24 farklı çeşit olan standa uğruyorlar. Deneyin ikini kısmında, aynı stanttaki reçel sayısı 6’ya indiriliyor. Bu durumda ise, mağazaya girenlerin %40’ı standa uğruyor.

Gelelim asıl konuya, deneyde kaydedilen diğer önemli gözlem ise şu; 24 farklı çeşit olan reçel standından, standa uğrayanların sadece % 3’ü satın alma yapıyor. 6 farklı çeşit olan reçel standından satın alma yapanların oranı ise % 30!.. Basit bir hesapla, 24 farklı çeşit olduğu durumda satın alanlara göre 6 katı daha fazla insan 6 çeşit olduğu durumda reçel satın alıyor… Okumaya devam et

Mediascope Europe 2010 Araştırması Türkiye Sonuçları

pazarlamacanavari_internet.gif

    Mediascope Europe 2010 araştırmasının Türkiye sonuçları hayli ilgi çekici:

    EIAA’nın en son Mediascope Europe araştırması, Türkiye’de 16 yaş üstündeki 18.2 milyon kişinin her hafta düzenli olarak internet kullandığını ortaya koyuyor. İnternet’in Türk tüketiciler üzerindeki etkisinin hızla arttığına dikkat çeken araştırma Türk halkının üçte birini kapsayan haftalık internet kullanımına ilişkin ilginç bulgular içeriyor.
    Türkiye’de internet kullanıcıları her hafta 10 saatini online yaşıyor ve yaklaşık her dört kullanıcıdan biri için internet başında geçen süre 16 saati buluyor. Türkiye’de insanların büyük bir bölümü gazeteleri internet ortamından izliyor. Online gazete okumaya haftada 4,4 saat ayıran kullanıcılar internette ortalama 4,2 saat de dergi okuyor.

    Her Türk internet kullanıcısından 6’sı haftanın her günü internete erişirken, bu ortalamanın Avrupa genelinin de üstünde olduğu anlaşılıyor. Avrupa’da bireylerin internete erişim ortalaması % 53 seviyesinde kalırken Türkiye’deki internet kullanıcılarının % 35’i internet olmadan yaşayamayacaklarını ifade ediyor.

    Buy cheap software online OEM Software microsoft software sale
    online order software Cheap OEM Software buy OEM software!
    Okumaya devam et

Her Pazarlamacının Bilmesi Gereken Rakamlar (18)

Yetişkinler kendilerine posta ile gelen tekliflerin %46’sı ile ilgileniyorlar.
25-44 yaş aralığındaki kadınların %85’i posta tanıtımlarını okuyorlar.

Kaynak: Vertis Communications, 2008

2008 Yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in yaptığı 2008 Yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması Sonuçların aşağıda bulabilirsiniz.

 

2008 yılı Nisan ayı içerisinde gerçekleştirilen Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre hanelerin % 24,5’i İnternete erişim imkânına sahiptir. İnternete bağlanmayan hanelerin % 29,6’sı evden İnternete bağlanmama nedeni olarak İnternet kullanımına ihtiyaç duymadıklarını belirtmişlerdir. ADSL % 82,1 ile Türkiye’de kullanılan en yaygın İnternet bağlantı türüdür.

 

2008 yılı Nisan ayı içerisinde gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre 16-74 yaş grubundaki hanehalkı bireylerinin bilgisayar ve İnternet kullanım oranları sırasıyla % 38,1 ve % 35,8’dir. Okumaya devam et

Mağazalar Marketler Kataloğu 2008

Soysal Danışmanlık, Mağazalar Marketler Kataloğu’nun 2008 baskısını yayınladı. Bu rapora göre, mağazaya giren müşerinin yüzde kaçı alışveriş ile çıkıyor sorusunun yanıtı (her perakendeciye göre düzenlenmiş) işte şöyle;

MARKA SATINA ALAN / MAĞAZAYA GİREN MÜŞTERİ MARKA SATINA ALAN / MAĞAZAYA GİREN MÜŞTERİ
Barbas 40 Louis Viton 38
Batik 20 Maisonette 75
Bimeks 60 Mavi Jeans 15
Chakra 60 Miele 60
Collezione 19 Teknolojix 12
Dagi – Eros 80 Tergan 50
Hisar (Çatal – Kaşık) 25 Toyzshop 40
Intersport 10 Tufan Saat 56
Katia 33 Unigue Art 46
Kervan 50 Vatan Bilgisayar 32
Kiğılı 30 Yeşil Kundura 25

En Çok ve En Az Kazanan Meslek Grupları

forbes_logo.gif
Forbes dergisi geçen hafta ABD’de en çok ve en az kazanan meslek gruplarını içeren bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Listedeki ilk 10 şöyle;
1- Anestezi Uzmanları
2- Cerrahlar
3- Ortodontistler
4- Jinekologlar
5- Ağız, Çene ve Yüz cerrahları
6- Diş protes Uzmanları
7- Dahiliyeciler
8- Diğer Branşlardaki Doktorlar
9- Pratisyenler
10- Yönetim Kurulu Başkanları (CEO)
Galiba önümüzdeki 4-5 sene boyunca çocukları tıp ile ilgili meslekleri seçmeleri için zorlamak gerekecek. Tıp ile ilgili meslekler, listede ilk 9 sırada…

Türkiye’nin Yeni Sosyoekonomik Profili

26 ilde 8 bin 500 hanede yapılan araştırmayla, Türkiye’nin değişen sosyoekonomik tüketici profili güncellendi. Ortaya çıkan sonuçlar reklam dünyasına açıklandı

Türkiye’nin gelişen ekonomisiyle birlikte değişen yeni sosyo-ekonomik statü (SES) ölçeği de belirlendi. Eylül- Kasım 2005 tarihleri arasında Türkiye nüfusunu temsil eden 26 ilin kent ve kırsalında 8 bin 500 hanede yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan araştırmanın sonuçları önceki gün İstanbul’daki İş Kuleleri’nde düzenlenen toplantıyla reklam dünyasına açıklandı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Uluslararası Reklamcılık Derneği Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, yeni SES ölçeğinin sektör için önemini vurguladı. Yalçındağ, “Değişen ekonomiye bağlı olarak tüketicinin de sosyoekonomik konumları değişti. Buna bağlı olarak ölçeğin yenilenmesi gerektiği ortaya çıktı. Yenilenen SES ölçeği tüketici profilini daha iyi tanımladı” dedi.
Araştırmacılar Derneği Başkanı Betül Khan ise yaptığı konuşmada Türkiye’de şimdiye kadar yapılan araştırmalarda farklı ölçeklerin kullanılması nedeniyle araştırmaların birbirleriyle karşılaştırılamama sorunu yaşandığını, buna son vermek için 2005 yılında araştırmacı ve araştırma verenlerin bir araya gelip bu projenin temelini attıklarını anlattı. Khan, BİAK, TİAK ve Reklamverenler Derneği’nin finanse ettiği yeni SES araştırmasının ODTÜ öğretim üyelerinden Doç. Dr. Uğur Çağlı denetiminde yapıldığını söyledi.
Aynı zamanda Türkiye’de TV’lerin reyting ölçümünü yapan AGB’nin de denetçisi olan Doç. Dr. Uğur Çağlı, 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren AGB’nin panellerini yeni SES’e göre değiştirdiğini açıkladı.

A GRUBU

Genel nüfusun içinde çok azlar, büyük ölçüde ya tek başına yaşıyorlar ya da 2 kişiler.
Bu grup, en az iki kuşak mutlak bir biçimde eğitimli, hem de çok iyi eğitimli.
Yarıya yakını çocuksuz.
Oturduğu eve sahip olma oranının en düşük olduğu grup.
Evlerinde konfor standartları var. Salonda zemin parke ve ev avizeyle aydınlanıyor.
İleri teknoloji ürünlerini tercih ediyorlar.
Araç sahipliği çok yüksek.
Evin alışverişini kadın yapıyor.
Hazır yiyecekler, dondurulmuş gıda maddeleri, dilimlenmiş ekmek gibi farklılaşan talepleri var.
Cep telefonu kullanma oranı yüzde 96, ev telefonu ise yüzde 78.
Üçte ikisinde bilgisayar var, ücretli TV yayınlarını tercih ediyorlar.
Borçlanmaktan korkmuyorlar, kredi kullanıyorlar.
Ayakkabılarını büyük ölçüde (yüzde 74) kapının önünde bırakmıyorlar.
Bu grubun tamamı gazete okuyor.

B GRUBU
İdeal aile 4 kişiden oluşuyorsa B grubu büyük ölçüde bunu yakalıyor.
Eğitim profili, A grubunun bir kuşak öncesini andırıyor.
Çocuksuz aile sayısı çok az.
Oturdukları eve sahip olma oranı A’dan biraz yüksek.
Salonun zemininde parkenin yanı sıra marley de var. Salonda avize çoğunlukta, ama çıplak ampul de var.
Dayanıklı tüketim ürünlerine olan talep A grubuna neredeyse özdeş.
Yarısının özel binek aracı var.
Tüketim mallarında eve ne alınırsa alınsın, alışveriş sorumluğu annede.
Açık gıda maddelerini az da olsa kullanıyorlar, ancak açık temizlik maddelerine talepleri düşük.
Herkesin cep telefonu (yüzde 96) var, hatlı telefon daha az.
Yüzde 50’sinin bilgisayarı var, üçte biri ücretli TV abonesi.
Bu grup da bankaya borçlanmaktan fazla korkmuyor.
Yüzde 50’sinin evinin önünde ayakkabılar çıkarılıyor.
Büyük çoğunluk gazete okuyor.

C1 GRUBU
B grubuna çok benziyor. Yarıdan fazlası 3-4 kişilik aile.

Bu grupta üniversite eğitimi, ebeveynler için gündemden kalkıyor.
Bu grupta üçte iki oranında 1-2 çocuk var, kalan kesimde çocuk sayısı artıyor.
Konut sahipliği oranı artmaya devam ediyor.
Salonda parke azalıyor, şap bile var. Avize oranı üçte bir, geri kalanı çıplak ampul kullanıyor.
Dayanıklı tüketim ürünleri kullanımında üst iki gruptan (A-B) büyük farklılık göstermiyor.
Yarıya yakını araç sahibi. Önemli ölçüde araçlarını ikinci el alıyorlar.
A ve B’ye oranla alışverişte babanın sorumluluğu anneye yaklaşıyor.
Yüzde 50’si açık gıda kullanıyor. Temizlik ürünlerinde bu oran üçte ikiye iniyor.
Çok büyük ölçüde (yüzde 89) cep telefonu kullanıyorlar. Hatlı telefon oranı da (yüzde 82) yüksek.
Beş aileden birinde bilgisayar var.
Banka kredisi kullanımında tedbirliler.
Üçte ikisinin evinde ayakkabılar kapı önünde çıkarılıyor.
Dörtte üçü gazete okuyor.

C2 GRUBU
Hanede yaşayan insan sayısı genelde 4 ve üstü.
Aile reisi ve eşinin eğitimle bağlantısı ilkokulla noktalanıyor.
Çocuk sayısı C1’e benzer, ancak 3-4 çocuk oranı daha yüksek.
Konut sahipliği C2, D ve E gruplarında aynı: yüzde 65.
Salon zemininde şap ve rabıta ağırlıkta. Avize kullanımı beşte birin altında.
Yarısı, tek kapılı buzdolabı kullanıyor. Bulaşık makinesi çok düşük oranda var.
Üçte birinin aracı var ve çoğu ikinci el.
Alışverişte anne ve baba eşitlenmiş durumda.
Gıdada daha çok açık ürünler kullanılıyor. Açık temizlik ürünleri kullanımında da dikkat çekecek bir oranda artış var.
Cep telefonu sahipliği çok yüksek. Normal ev telefonu ise biraz daha fazla (yüzde 82).
10 aileden birinde bilgisayar var, neredeyse tamamı çatı anteni kullanıyor.
Az sayıda ailenin tasarruf hesabı var, kredi kullanımı oranı dörtte bir.
Ayakkabılarını kapı önünde çıkarıyorlar.
Yarıdan fazlası gazete okuyor.

D GRUBU
Yüzde 50’si ya 5 kişilik ya 6 ya da daha fazla nüfusa sahip aileler.
Üçte ikisinde çocuk sayısı 3-5 ya da 6 ve üstünde.
Üçte ikisi ev sahibi, 10’da birinin ikinci evi var ve ev bu kentte.
Dörtte birlik kesimin salonlarında şap ve rabıta var. Avize çok az, çıplak ampulle aydınlatma çok fazla.
Dayanıklı tüketim ürünlerinde bulunabilirlik oranı hâlâ yüksek ancak yeni teknoloji ürünleri çok az.
Araç sahipliği oldukça (yüzde 17) az ve bir bölümü ticari.
Alışverişte kadın hâlâ var, ama erkek ağırlığı belirgin olarak hissediliyor.
Gıda ve temizlik ürünlerinde açık olanlar tercih ediliyor.
Cep telefonu sahipliği oranı üçte iki, hatlı telefon oranı yüksek.
Yüzde 13’ü bankadan kredi kullanıyor, bunun da çoğu ev kredisi. Menkul kıymetlere talep az.
Ayakkabılar kapı önünde çıkarılıyor.
Üçte biri gazete okuyor.

E GRUBU
Bu grup kalabalık ailelerden oluşuyor.
Üçte birinin çocuk sayısı 6’dan fazla.
En yüksek konut sahipliği oranı D ile birlikte bu grupta.
Şap, en yaygın zemin malzemesi, çıplak ampul de vazgeçilmeyen aydınlatma aracı.
Yüzde 90’ında buzdolabı var ve çoğunlukla tek kapılı. Dayanıklı tüketim ürünlerinin çoğu ikinci el.
10’da 1’inin aracı var ve bunların çoğu ikinci el.
Alışverişi öncelikle baba sonra anne yapıyor. Alışverişe çocuklar da katılıyor.
Gıda ve temizlik ürünlerinde her zaman açık malzemeler alıyorlar. Temizlik ürünlerinin en az kullanıldığı grup. Üçte biri dişlerini fırçalamıyor.
Bakkal ve semt pazarı, en çok alışveriş yaptıkları yerler. Marketlere nadiren gidiyorlar. Satın almaların yarısı veresiye.
Yarıdan fazlasının cep ve ev telefonu var, ama bilgisayar ve videoları yok.
Çok düşük oranda, o da kredi ihtiyacı dışında bankayla hiç işleri yok.
5’te biri gazete okuyor. Dergi alacak ne paraları var ne de moralleri.

2007 Türkiye Beklentiler, Tercihler, Beğeniler Araştırması

KMG’nin hazırladığı “2007 Türkiye Beklentiler, Tercihler, Beğeniler Araştırması” sonuçlarına göre, Türkiye’de en beğenilen markalar şöyle,

markalar.jpg

Web Günlükleri Dinlemek

Yapılan araştırmaya göre, ABD’deki firmaların %60’ı web günlük dünyasını (Y.N.: Blogosfer kelimesinin en yakın Türkçe hali bu olsa gerek) dinlemiyormuş.

Sanırım bizde bu oran %90’lardadır.

Artık bir an evvel markalarımızın;

a- web günlük dünyasına dalmaları

b- web günlük dünyasının içerisinde bulunmaları

c- web günlük dünyasını dinlemeleri

gerekiyor.

Müşteri şikayetini en son duyan fiirmanın kendisi olmasın…

Ürün ve hizmetler ile ilgili en ucuz geri bildirim web günlüklerde duruyor.

Web günlük dünyası ile artık hepimiz bir ürünü piyasaya sürmeden müşteriden her türlü tepkiyi alabiliriz.

Lütfen, lütfen, lütfen kullananlım bu gücü….

Cep Telefonları Araştırması

Mobiledia’nın haberine göre, ABD’deki cep telefonları kullanıcılarının %56’sı, telefonlarını konuşmak dışındaki işlerde kullanıyorlar. Bu işler, kamera, saat, oyun, internet bağlanma, data bank, mesajlaşma, müzik ve ışık olarak sıralanmış.

Yani artık cep telefonları, iletişim dışında da birçok özelliği ile hayatımıza yerleşmiş durumda. Düşünsenize bahsettiğimiz oran %56, yarıdan fazla.

Daha evvel MOBİL ALIŞVERİŞ yazımda belirtmiştim, gümbür gümbür yeni bir şektör geliyor diye. İşte bu araştırma da, kullanıcıların m-ticaret için hazır olduğunu ispatlıyor.

Artık cep telefonları sadece telefon olarak kalmayacak…

50 milisaniye

Nature.com’un haberine göre, Kanada’da yapılan araştırma kullanıcıların bir siteyi 50 milisaniye içerisinde değerlendirdiğini ortaya koymuş.

Yani potansiyel okuyucular, bir siteye girdiklerinde 50 milisaniye içerisinde değerlendirmelerini tamamlıyorlarmış.

Bir siteye yönlendirilen trafiğin %60’ının arama motorlarından geldiği düşünüldüğünde, tam bir felaket ortaya çıkıyor.

Potansiyel okuyucu (ki bu potansiyel müşteri de olabilir), arama motorundan siteleri buluyor, açıyor ve 50 milisaniye içerisinde sitenin ve içeriğin işin yarayıp yaramıyacağına karar veriyor.

Bu durumda;

1- Muhakkak hızlı yüklenmek için tasarlanmış (optimize edilmiş), hızlı yüklenen,

2- Küçük boyutlu resimler kullanılmış,

3- İlk 50 milisaniyede potansiel okuyucuda aradığını bulduğunun sinyallaerini gönderecek, içeriği özetleyecek

siteler tasarlanması gerekiyor.

Büyük iş ile, iş yok arasındaki farkı bu özellikler yaratıyor.