Pazarlama Canavarı Sabah Gazetesi’ndeydi

pazarlamacanavari_sabah-webde.jpg

Web’de Kendini İfade Etme Sanatı

Kolay yoldan kendini anlatmak isteyenlerin gözdesi olan bloglar, kendi aralarında farklı kategorilere ayrılıyor. İnternet dünyasında her birinin kendi içinde takip edilen popüler isimleri, takipçileri ve hayranları var

Bloglar, dünyada çok ciddiye alınmalarına rağmen, Türkiye’de 2005 yılına kadar çok fazla fark edilmiş değillerdi. Blog adının duyulmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçti ve artık Türkiye’deki internet kullanıcılarının yüzde 90’ı yazar veya okuyucu olarak bloglarla iletişim içinde. Hemen herkesi kolay yoldan internet sitesi sahibi yapan özel bir yazılıma sahip olan blogların, Türkiye’de 80 yaşında da sekiz yaşında da kullanıcısı bulunuyor. Çünkü herkes bir şekilde kendini anlatmak, sanal da olsa diğer insanlarla iletişim halinde olmak istiyor. Türkiye’de en çok ziyaret edilen blog hizmeti veren site ise blogcu.com. Yayına başlamasının üstünden sadece bir yıl geçmesine rağmen blogcu, en çok ziyaret edilen ilk 40 Türkçe site içinde. Şu anda 175 binden fazla üyeye hizmet veriyor ve içinde 1 milyondan fazla yazı bulunuyor. Türkçe blogların kendi içlerinde farklı türleri var. Günlük gibi kullanılan kişisel blogların yanı sıra, sadece belli bir alanda yazıların bulunduğu temasal bloglar ve şirketlerin kendi ile ilgili haberleri duyurdukları şirket bloglarının sayısı her geçen gün artıyor. Bunların arasında farklı alanlardaki popüler blogların sahipleriyle; yani bloggerlarla konuştuk…

Blog nedir?

Blog sözcüğü, internet üzerinde günlük tutmak anlamında kullanılan weblog teriminden geliyor. Bu şekilde kısa yazı paylaşım alanlarına girilen metinlere ‘blog’, yapılan eyleme ise ‘bloglama’ adı veriliyor.

Blogger kimdir?

Hayatın içinden ilgi duydukları şeyleri birkaç cümle ile internetteki diğer kullanıcılarla paylaşanlara blogger deniyor.

‘Farklılığınızı ortaya koymanın en basit yolu blog kurmak’

Zeki Yüksekbilgili (31)

http://www.blogcu.com/pazarlamacanavari

Tematik bloglardan biri olan Pazarlama Canavarı, Dokuz Eylül Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Pennsylvania Üniversitesi’nde işletme masterı yapan Zeki Yüksekbilgili tarafından kuruldu. Kendisi bu blogu kurduğunda, Türkçe yayın yapan pazarlama blogu sayısı sadece 10’muş. Dünyada ise bu sayı 7 binlerin üzerindeymiş. Ülkemizde de ‘yeni pazarlama’da olup bitenlerin işlendiği bir pazarlama günlüğüne ihtiyaç olduğuna inandığı için bu blogu kurduğunu anlatıyor. Her gün düzenli olarak yazıyor ve blogu günde ortalama 400 hit alıyor. Yeni pazarlamada yeni çözümlerden bahsettiği ve sade bir dille yazdığı için bu kadar ilgi gördüğünü anlatıyor. Yüksekbilgili’ye göre günümüzde kişisel web sitelerinin sayısı 1 milyardan fazlayken, kişisel farklılığınızı ortaya koymanın en basit yolu bir web sitesi yerine bir web günlük; yani blog kurmak. Böylece insanların birbirleriyle etkileşim imkânı artıyor. Yüksekbilgili’nin şimdiye kadar en çok tepki alan yazısı ‘Pazarlama Mucize Değildir’ başlıklı yazısı olmuş. Pazarlamanın ne olmadığını ve ne yapamayacağını anlatmaya çalıştığı bu yazısıyla ilgili dört yüzden fazla e-posta almış. Aynı yazı ülkemizde iki gazete ve bir dergide yayınlanmış. Bunun üzerine Pazarlama Mucize Değildir adını verdiği kitabı da kasım ayında piyasaya çıkacak.

pazarlamacanavari_sabah-webde2.jpg

Koç Allinaz ve Hürriyet İK’da Haklarında Çıkan Haber

Hürriyet İK’da Pazar günü bir haber yayınlandı;

“Koç Allianz’da 7 kişinin çalıştığı bölüm için öbür Allianz’larda 60 kişi çalışıyor”.

Haber şöyle devam ediyor; “Allianz’ın 11 ülkedeki şirketleri arasında düzenlediği Sürdürülebilirlik projesi sırasında ilginç sonuçlar ortaya çıktı: Türkiye’de Koç Allianz’da 7 kişinin çalıştığı bir bölüm için, gelişmiş ülkelerdeki Allianz şirketlerinde yaklaşık 60 kişi
çalışıyor. Koç Allianz Genel Müdür Yardımcısı Gül Birgün, ‘Bizim çalışanlarımız çok daha özverili. İşleri bitmediyse mesaiye kalır, yardımlaşır. Kişi başına düşen dosya sayısı bizde çok yüksek’ diyor.

 

Bravo… Şimdi biz Koç Allianz müşterileri olarak, bir çalışanın birsürü dosyaya bakmasından inanılmaz mutlu olacağız, hemen Allianz’a koşacağız. İnanılmaz, bir şirket kendisini bu kadar baltalayabilir. Net bir şekilde şu mesajı vermiyorlar mı;

“Bizde bir eleman birsürü dosyaya bakar, illaki işini bitirip öyle gider, muhakkak işiniz bizde biter, geç kalmazsınız ama bu kadar dosyaya bakan eleman işini ne kadar doğru yapar asla sorgulamayın”

Ben böyle algıladım.

Sanırım Koç Allianz
Genel Müdür Yardımcısı Gül Birgün Hanım’ın biraz da bu perspektiften düşünmesi
gerekli…

 

NOT:
Farketing de aynı konuya değinmiş ve harika yorumlar yapılmış. Lütfen oraya da bir göz gezdirin.